Başkası yerine ceza infaz kurumuna girme suçunun (TCK m. 291) maddi unsurları nelerdir? Bir kişinin, başka birine ait kimlik bilgilerini kullanarak yakalanması ve bu kimlikle tutuklanarak cezaevine gönderilmesi, TCK m. 291'deki suçu oluşturur mu? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/11890 K. sayılı kararını esas alarak değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214318

TCK m. 291'de düzenlenen başkası yerine ceza infaz kurumuna girme suçunun maddi unsurları iki hareketten oluşur: 1) Failin, kendisini bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyması, 2) Bu amaçla bilerek ve isteyerek ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmesi. Bu suçun oluşması için failin, başkasının cezasını çekmek veya onun yerine tutuklu kalmak yönünde özel bir kastla hareket etmesi gerekir. Bir kişinin, başka birine ait kimlik bilgilerini kullanarak (örneğin, bir otelde kalırken) yakalanması ve kolluk görevlilerince hakkında yakalama kararı olan kimlik sahibi kişi sanılarak ceza infaz kurumuna gönderilmesi, tek başına bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/11890 K. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Kararda, sanığın kardeşi adına sahte kimlikle otelde kalırken yakalanıp cezaevine gönderilmesi olayında, sanığın 'kendisini hükümlü veya tutuklu yerine koyma' ve 'onun yerine cezaevine girme' kastının bulunmadığı, eylemin bu suçun unsurlarını taşımadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, suçun oluşması için failin aktif olarak kendisini cezasını çekeceği veya yerine tutuklu kalacağı kişinin yerine koyması ve bu iradeyle cezaevine girmesi gerekmektedir. Yakalanma anındaki pasif durum bu suçu oluşturmaz.