Hizmet tespit davası ile EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesi arasındaki ilişkiyi, özellikle 9 Eylül 1999 öncesi fiilen çalışmış ancak sigortası yapılmamış bir işçi açısından analiz ediniz. Bu işçinin hizmet tespit davası açarken karşılaşacağı en temel hukuki engel nedir ve bu engel hangi şartlarda aşılabilir?
EYT düzenlemesi, 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi olanları kapsadığı için, bu tarihten önce fiilen çalışmasına rağmen sigortası hiç yapılmamış veya eksik yapılmış işçiler için hizmet tespit davası kritik bir önem kazanmıştır. Bu işçiler, hizmet tespit davası yoluyla, çalışmalarının 8 Eylül 1999 öncesine dayandığını ispat ederek EYT kapsamına girebilirler. Ancak bu işçilerin karşılaşacağı en temel hukuki engel, 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesinde düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü süredir. Bu süre, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. 1999 öncesi bir çalışma için bu süre çoktan dolmuştur. Bu engel, ancak Yargıtay'ın kabul ettiği istisnai hallerin varlığıyla aşılabilir. Metinde de belirtilen bu istisnalar; işverenin o döneme ait işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu, aylık sigorta primleri bildirgesi gibi belgelerden herhangi birini Kurum'a vermiş olmasıdır. Eğer bu tür bir belge verilmişse, 5 yıllık hak düşürücü süre işlemez ve işçi, zamanaşımı olmaksızın hizmet tespit davası açarak EYT'den faydalanma imkanına kavuşabilir. Belge yoksa, hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilecektir.