Avukatın, müvekkilinin davasını kaybetmesi, tek başına Avukatlık Kanunu ve TBB Meslek Kuralları uyarınca baroya şikayet için yeterli bir sebep midir? Dava kaybedilmesi durumunda şikayetin haklı görülebileceği ve haksız görülebileceği halleri, Yargıtay'ın manevi tazminat sorumluluğuna ilişkin içtihatlarını da (örn. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1372 E. kararı) referans alarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214304

Hayır, bir davanın kaybedilmesi tek başına avukatın baroya şikayet edilmesi için yeterli bir sebep değildir. Avukatın görevi, davayı kazanmayı taahhüt etmek değil, hukuki süreci özen ve dikkat yükümlülüğüne uygun olarak yürütmektir. Şikayetin haklı görülebileceği haller; avukatın sürelere riayet etmemesi, delilleri usulüne uygun sunmaması, duruşmalara mazeretsiz katılmaması gibi özen yükümlülüğünü (Avukatlık Kanunu m. 34) açıkça ihlal etmesi durumlarıdır. Buna karşın, avukat tüm süreci usulüne uygun yürütmüş ancak mahkeme delilleri farklı değerlendirerek davayı reddetmişse, bu durum şikayet için haklı bir gerekçe oluşturmaz. Nitekim metinde de 'genellikle bir uyuşmazlık nedeniyle avukata başvurulduktan sonra dava kaybedilirse avukatın baroya sorumlu tutularak şikayet edildiği görülmektedir. Ancak şikayeti gerektirecek sebepler olmadığı takdirde avukatın şikayet edilmesi hakkaniyete uygun bir durum değildir.' denilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1372 E. ve 2018/1106 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi, avukatın haksız yere, sırf dava kaybedildiği için şikayet edilmesi, avukatın kişilik haklarına saldırı teşkil edebilir ve şikayet edenin avukata karşı manevi tazminat ödemesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle şikayet, somut bir mesleki hata veya etik kural ihlaline dayanmalıdır.