Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.04.2018 tarihli kararında, gizli tanık beyanının sanığın örgüt üyesi olduğuna dair mahkumiyet için yeterli delil sayılmamasının, 'hata' hükmünün uygulanabilirliği açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214291

Kararda, gizli tanığın 17-25 Aralık 2013'ten sonra sanığı sohbetlerde görmediğini beyan etmesi ve telefonunda yalnızca ByLock kurma ve silme kaydının bulunmasının, sanığın örgüt üyesi olduğuna dair mahkumiyetini gerektirir yeterli delil olmadığı belirtilmiştir. Bu durum, 'hata' hükümlerinin (TCK m.30/1) uygulanabilirliği açısından önemlidir. Zira, örgütün ilk dönemlerindeki legal görünümü ve failin kastının doğrudan tespit edilememesi halinde, somut ve örgütsel faaliyetleri gösteren başkaca delil bulunmaması, failin örgütün gerçek amacını bilmediğine ve dolayısıyla esaslı hataya düştüğüne işaret edebilir. Gizli tanık beyanının sınırlı olması ve ByLock'un tek başına yeterli görülmemesi, failin kasıtlı bir şekilde örgüt üyeliği suçunu işlediği yönünde şüpheyi ortadan kaldırmadığı anlamına gelir ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine hizmet eder. (Kaynak: C. Yargıtay İçtihadının Değerlendirilmesi)