Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli kararında, 'hukuki zeminde faaliyet gösteren ve nihai amacını gizli tutması nedeniyle açıkça bilinmeyen yapılara dahil olan örgüt mensuplarından bir kısmının, oluşumun bir terör örgütü olduğunu bilmediklerini iddia etmeleri durumunda, TCK’nın 30. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hata hükmü uyarınca değerlendirme yapmak gerekecektir' tespitinin önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214287

Bu tespit, FETÖ/PDY gibi örgütlerin 'legal görünümlü' faaliyetleri aracılığıyla topluma sızmış olması ve gerçek illegal amacını gizlemesi gerçeğini kabul eder. Bu durum, örgütün terör niteliğini açıkça bilmeden, iyi niyetle veya dini/sosyal faaliyetler zannıyla örgüte katılan veya destek veren kişilerin 'esaslı hataya' (TCK m.30/1) düşebileceği ihtimalini gündeme getirir. Yargıtay, bu gibi iddiaların göz ardı edilmemesi ve her somut olayda TCK m.30/1 uyarınca bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu, 'kast' unsurunun titizlikle araştırılması ve 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin 'öngörülebilirlik' boyutunun korunması açısından kritik öneme sahiptir. (Kaynak: A. Terör Örgütüne Üyelik ve Yardım Suçları Bakımından Hata Müessesesi)