Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 13.02.2017 tarihli kararında, deniz kirliliği olayında denize dökülen atığın mahiyetinin 'motorin olarak tespit edilmesi' ve bunun 'çevre kirliliğine neden olacak mahiyette olduğu'nun değerlendirilmesi, suçun unsurları açısından ne anlama gelmektedir?
Kararda, denize dökülen atığın mahiyetinin motorin olarak tespit edilmesi ve yukarıda açıklanan yönetmelikler (örn. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği) ve ekleri bağlamında, bu atığın 'çevre kirliliğine neden olacak mahiyette olduğu' değerlendirilmiştir. Bu durum, TCK m.181'deki 'çevreye zarar verecek şekilde' unsurunun oluştuğunu göstermektedir. Motorinin denize dökülmesi, suyun doğal bileşimini ve özelliklerini değiştirecek potansiyele sahip olduğundan, somut bir zarar olmasa dahi 'zarar verme elverişliliği' veya 'zarar ihtimali' nedeniyle suçun maddi unsuru oluşmuştur. Bu, suçun bir tehlike suçu olduğunu ve her somut olayda atığın niteliğinin ve potansiyel tehlikesinin bilimsel ve hukuki olarak tespitinin önemini vurgular. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-181-cevrenin-kasten-kirletilmesi-sucu.html, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/25325 Karar: 2017/1571, III- Yargılamaya Konu Olay)