TCK m.2'deki 'kıyas yasağı'nın, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamaması ilkesiyle ilişkisini bir Yargıtay kararı örneğiyle açıklayınız.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 25.05.2016 tarihli kararında, adli para cezasından çevrilme hapis cezasının infazına açık ceza infaz kurumunda başlanan hükümlünün firar etmesi halinde kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin bir durumda, kanunda açık hüküm bulunmaması nedeniyle 'kıyas yasağı' uygulanmıştır. Karar, 5275 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin, doğrudan açık kuruma ayrılanları kapsadığına dair bir ibare içermediğini belirtmiştir. TCK m.2/3'teki 'Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz' hükmü gereğince, hükümlünün durumunu ağırlaştıran (cezai nitelikteki disiplin cezası gibi) bir yorumun yasak olduğu kabul edilmiştir. Bu durum, delil elde etme süreçlerinde hukuka aykırılığın 'kıyas' yoluyla meşrulaştırılmasını engellediği gibi, infaz hukuku gibi diğer ceza hukuku alanlarında da kıyas yasağının temel bir güvence olduğunu gösterir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-2-sucta-ve-cezada-kanunilik-ilkesi.html, YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/2870 Karar: 2016/2665)