FETÖ/PDY'nin 'legal görünümlü illegal bir örgütten terör örgütüne dönüşümünün MGK kararlarında iki yıldan uzun bir zaman alması', bu durumun failin kasıt unsurunun tespitinde neden 'çok güçlü kanıtlara' ihtiyaç duyulmasına yol açar?
MGK'nın dahi örgütün gerçek niteliğini (illegal yapılanma, paralel devlet, terör örgütü, silahlı terör örgütü) kamuoyuna duyurması iki yıldan uzun sürmüştür. Bu durum, örgütün gizlilikte hareket eden, 'konvansiyonel olmayan' bir yapı olduğunu gösterir. Böyle bir örgütte, sıradan üyelerin veya sempatizanların örgütün nihai amacını ve terör niteliğini başından itibaren bilmesi beklenemez. Dolayısıyla, failin 'bilerek ve isteyerek' (kasten) örgütsel faaliyette bulunduğunu kanıtlamak için, devletin kendisinin bile bu süreçte aşama aşama bilgilendiği düşünüldüğünde, kişilerin örgütün gerçek karakterini önceden bildiğini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyabilmek için 'çok güçlü kanıtlara' ihtiyaç duyulur. Aksi halde, failin 'esaslı hata' (TCK m.30/1) savunması geçerlilik kazanabilir. (Kaynak: C. Yargıtay İçtihadının Değerlendirilmesi)