Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/106 E., 2018/1709 K. sayılı kararında, sanığın sempati seviyesini aşıp aşmadığının tartışılmasının önemi nedir?
Bu tartışma, FETÖ/PDY'nin başlangıçta dini bir kült, ardından da terör örgütü haline dönüşmesi ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince ahlak ve eğitim hareketi olarak algılanması gerçeği nazara alındığında önem kazanmaktadır. Örgütün gayrı meşru amaçlarını gizleyip alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi, 'hata' hükmü (TCK m.30/1) kapsamında failin 'kast'ının değerlendirilmesini gerektirmektedir. Eğer sanığın fiilleri sadece 'sempati' düzeyinde kalmış ve örgütün terör niteliğini bilerek, isteyerek örgütsel faaliyette bulunma kastı oluşmamışsa, cezai sorumluluktan kurtulması gerekir. Bu, manevi unsurun titizlikle araştırılması gerekliliğinin bir yansımasıdır. (Kaynak: C. Yargıtay İçtihadının Değerlendirilmesi)