Anayasa Mahkemesi'nin 'Adnan Şen' kararında, TCK m.30/1'in 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi kapsamında önemli bir işlev görmesine rağmen, uygulamadaki istikrarsızlığın yol açtığı sorunlar nelerdir?
AYM'nin 'Adnan Şen' kararında TCK m.30/1'in 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine saygı bakımından önemli bir güvence olarak görüldüğü belirtilse de, makalede uygulamadaki durumun bu kadar açık ve istikrarlı olmadığı ifade edilmiştir. İçerik olarak birbirine benzeyen davaların bir kısmında hata hükümlerinin uygulanabilirliği değerlendirilirken, diğer bir kısmında değerlendirme yapılmamaktadır. Ayrıca, aleyhinde güçlü deliller bulunan kişilerin hatadan yararlandığı, buna karşın örgütün hiyerarşisine dahil olmadığı bariz olan ve zayıf delillerle suçlanan kişilerin hatadan yararlanmadığı örnekler yaşanmaktadır. Bu durum, TCK m.30/1'in uygulamada 'belirsizliğin ve öngörülemezliğin kaynağı haline geldiği' eleştirisine yol açmaktadır. (Kaynak: III. "Suçta ve Cezada Kanunilik" İlkesi ile TCK m.30/1 Arasındaki Bağlantı)