5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 'Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir' ilkesi, 'delil serbestisi'nin hangi sınırlarını gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214208

Bu ilke, 'delil serbestisi' prensibinin temelini oluştururken, aynı zamanda bu prensibin sınırsız olmadığını da gösterir. Delillerin duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış olması, yargılamada 'doğrudanlık' ve 'yüzyüzelik' ilkelerini güvence altına alır. 'Hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir etmesi' ise delillerin değerlendirilmesinde hakime geniş bir takdir yetkisi tanır. Ancak bu takdir yetkisi, CMK m.217/2'de belirtilen 'hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delil' şartıyla sınırlıdır. Yani, hakim sadece hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabilir; hukuka aykırı deliller vicdani kanaate esas alınamaz. Bu, 'delil serbestisi'nin keyfiliğe dönüşmesini engeller ve hukuka uygunluk ilkesini korur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-120-aramada-hazir-bulunabilecekler.html, YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/5742 Karar : 2016/2217)