Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 16.10.2017 tarihli kararında, hava kirliliği yönünden suçun oluşumu için 'kirlilik kaynağının tespiti' ve 'ilgili yönetmeliklerde öngörülen emisyon sınır değerinin aşılması' neden zorunlu görülmüştür?
Kararda, hava alıcı ortamının, dolayısıyla çevrenin kirlendiği ya da kirlenme ihtimali bulunduğunun kabul edilebilmesi için, öncelikle kirlilik kaynağının tespit edilmesi, daha sonra da ilgili yönetmeliklerde (örn. Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği) kirletici kaynaklar bakımından öngörülen 'emisyon sınır değerinin aşılmış olması' gerektiği vurgulanmıştır. Bu gereklilik, suçun maddi unsurlarının somut ve bilimsel verilerle ortaya konulmasını sağlamakla birlikte, TCK m.2'deki kanunilik ve belirlilik ilkelerinin bir gereğidir. Belirli bir sınır değerin aşılmaması halinde suçun hukuki tanımı oluşmayacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-181-cevrenin-kasten-kirletilmesi-sucu.html, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/38775 Karar : 2017/10966, II – Yargılamaya Konu Olayda Uygulanacak Mevzuat ve Düzenleyici İşlemler)