FETÖ/PDY gibi kendine özgü gizli yapılanmaya sahip örgütlerde, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi kapsamında 'kuşkuya yer bırakmayacak şekilde' kanıt elde etmenin zorlukları nelerdir?
FETÖ/PDY, asıl amacını ustalıkla gizleyen, çoğunlukla dini söylemlerle taraftar toplayan, uzun yıllar devlet tarafından desteklenmiş ve son yıllara kadar meşru ve yasal faaliyetler dışına çıkmamış bir yapılanma olarak tanınmaktadır. Böyle gizlilikte hareket eden, 'konvansiyonel olmayan' bir illegal yapının bu karakterinin bireyler tarafından önceden bilindiğini ve bu örgütün amaçlarını bilerek ve isteyerek örgütsel faaliyette bulunduğunu 'kuşkuya yer bırakmayacak şekilde' ortaya koyabilmek için, her türlü şüpheyi bertaraf eden çok güçlü kanıtlara ihtiyaç olduğu açıktır. Ancak somut olaylarda bu nitelikteki kanıtların genellikle bulunmaması, yargı organlarının 'aksini ispatı mümkün olmayan fiili karinelere' başvurduğu, bunun da şekli/şematik yargılamayı ve 'suçsuzluk/masumiyet karinesi'nin ihlalini beraberinde getirdiği eleştirilmektedir. (Kaynak: C. Yargıtay İçtihadının Değerlendirilmesi)