TCK m.2'deki 'Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz' ilkesinin, kamu görevlisi olmayan bir kişinin özgü suçtan (örn. ihaleye fesat karıştırma TCK m.235) sorumlu tutulması durumunda nasıl uygulandığını bir Yargıtay kararı örneğiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214196

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 06.06.2017 tarihli kararında, TCK m.235'te ihaleye fesat karıştırma hallerinin yasa koyucu tarafından tahdidi (sınırlı) olarak sayıldığı ve suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce (ihale sürecinde görev alan kamu görevlileri veya ihaleye katılan/katılmak isteyen kişiler) işlenebileceği belirtilmiştir. Kararda, 5237 sayılı TCK m.40/2'ye göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, ancak faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması ve kamu görevlileri hakkında dava açılmaması nedeniyle, kamu görevlisi olmayan sanığın asli fail gibi cezalandırılmasının TCK m.2'deki kanunilik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, 'kıyas yasağı'nın, kanunda açıkça öngörülmeyen faillik hallerini genişletici yorumla suç kapsamına almayı engellediğini gösterir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-2-sucta-ve-cezada-kanunilik-ilkesi.html, YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/4814 Karar: 2017/2514)