Anayasa Mahkemesi'nin Bilal Celalettin Şaşmaz başvurusunda tespit ettiği 'suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlali'nin 'münferit olmadığı' neden söylenebilir?
AYM'nin Bilal Celalettin Şaşmaz kararında, başvurucunun mahkumiyetinde delil olarak kullanılan fiillerinin kendisini cezai yönden sorumluluk altına sokacağını makul olarak öngöremediği gösterilemediğinden 'öngörülemezlik' ve dolayısıyla 'kanunilik ilkesinin ihlali' tespit edilmiştir. Makalede, uygulamanın bu konuda istikrarlı olmadığı, içerik olarak birbirine benzeyen davaların bir kısmında hata hükümlerinin uygulanabilirliğinin tartışıldığı, diğer bir kısmında ise bu yönde herhangi bir değerlendirmeye rastlanmadığı belirtilmektedir. Hatta aleyhinde güçlü deliller olanların hatadan yararlandığı, bariz örgüt bağlantısı olmayanların ise yararlanmadığı örnekler olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, AYM'nin tespit ettiği ihlalin sistemik bir sorun olduğunu ve 'münferit olmadığı'nı göstermektedir; zira TCK m.30/1, uygulamada belirsizliğin ve öngörülemezliğin kaynağı haline gelmektedir. (Kaynak: III. "Suçta ve Cezada Kanunilik" İlkesi ile TCK m.30/1 Arasındaki Bağlantı)