TCK m.2'deki 'belirlilik' ilkesinin hukuksal güvenlikle bağlantısını ve birey açısından pratik önemini açıklayınız.
Belirlilik ilkesi, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gereğini ifade eder. Bu ilke, hukuksal güvenlikle doğrudan bağlantılıdır. Birey, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini ve devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bu sayede birey, kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını buna göre belirleyebilir, böylece keyfi uygulamalara karşı korunmuş olur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-2-sucta-ve-cezada-kanunilik-ilkesi.html, YARGITAY CEZA GENEL KURULU - Karar: 2018/444)