Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki (CMK) 'Koruma Tedbirleri' kavramının temel niteliğini ve bu tedbirlerin temel hak ve özgürlüklere müdahale boyutu göz önüne alındığında hangi ilkelere uygun olması gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214179

Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin sağlıklı yürütülmesini veya verilecek kararın uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla, gecikmede sakınca bulunan durumlarda geçici olarak başvurulan ve hükümden önce temel hak ve özgürlüklere (örn. kişi hürriyeti, konut dokunulmazlığı) müdahaleyi gerektiren kanuni çarelerdir. Bu tedbirler, henüz bir suçun işlenip işlenmediği veya şüphelinin suçlu olup olmadığı yargı kararı ile sabit olmadan uygulandığından, temel hak ve özgürlüklere müdahale içerirler. Bu nedenle, koruma tedbirlerinin uygulanmasında ölçülülük ilkesi esastır. Tedbirler, görünüşte haklı olan bir şüpheye dayanmalı, gecikmesinde sakınca veya tehlike bulunmalı ve izlenen meşru amaçla orantılı olmalıdır; yani kişilere 'ölçüsüz bir yükümlülük' getirmemeli ve 'katlanılamaz' nitelikte olmamalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-120-aramada-hazir-bulunabilecekler.html, YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas : 2016/105 Karar : 2017/118, A- Genel Olarak Koruma Tedbiri, B- Koruma Tedbiri Olarak Arama ve Çeşitleri, Adli Arama)