Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.119/4'te düzenlenen 'arama tanığı bulundurma' zorunluluğunun ihlali, aramayı ve elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirir mi? Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki güncel yaklaşımını karşılaştırarak açıklayınız.
CMK m.119/4, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmasını zorunlu kılar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun geçmişteki bazı kararlarında bu koşulun ihlalinin tek başına aramayı hukuka aykırı kılmadığı görüşü benimsenmişken (örn. 26.06.2007 tarihli karar), Anayasa Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarihli (2013/6183 başvuru nolu) bireysel başvuru kararı bu yaklaşıma yön vermiştir. AYM, belirtilen şekle uyulmadan gerçekleştirilen arama sonucu elde edilmiş delillere dayalı olarak mahkumiyet kararı verilmesinin Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenmiş adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Bu AYM kararı sonrası Yargıtay Ceza Genel Kurulu da (28.04.2015 tarihli ve 2015/132 K. sayılı kararında) bu ihlalin aramayı 'icrası bakımından hukuka aykırı' hale getireceğini ve elde edilen delillerin CMK m.217 gereği hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Dolayısıyla, arama tanığı bulundurma zorunluluğu artık basit bir şekil kuralı değil, hukuka uygun delil elde etmenin temel bir şartı olarak kabul edilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-120-aramada-hazir-bulunabilecekler.html, YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas : 2013/9-464 Karar : 2015/132)