Çevrenin kasten kirletilmesi suçu (TCK m.181) bağlamında, 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' ile 'çevreye zarar verecek şekilde' kavramları arasındaki ilişkiyi ve suçun oluşumundaki önemini açıklayınız.
TCK m.181'deki suçun oluşması için atık veya artıkların hem 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı' olması hem de 'çevreye zarar verecek şekilde' alıcı ortama (toprak, su, hava) kasten verilmesi gerekir. 'Teknik usullere aykırılık', 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler (örn. Toprak Kirliliğinin Kontrolü, Su Kirliliği Kontrolü, Atık Yönetimi Genel Esasları Yönetmelikleri) tarafından belirlenen arıtma, depolama, imha etme, taşıma, koruma, alıcı ortama verme, uzaklaştırma gibi yükümlülüklere aykırı davranmayı ifade eder. 'Çevreye zarar verecek şekilde' ifadesi ise, somut bir zararı değil, 'zarar vermeye elverişliliği' veya 'zarar ihtimalini' anlatır. Yani, suç bir tehlike suçu olarak düzenlenmiştir; zararın fiilen gerçekleşmesi suçun unsuru değildir. Bu iki unsurun birlikte varlığı, eylemin hukuka aykırılığını ve suçun oluşumunu sağlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-181-cevrenin-kasten-kirletilmesi-sucu.html, TCK Madde 181 Gerekçesi, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/26925 Karar: 2017/2169, I- Genel İlkeler)