Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.04.2017 tarihli kararında, örgüt üyeliği suçunun oluşumu için doğrudan kastın varlığının gerektiği ve olası kast ile işlenemeyeceği vurgulanmıştır. Bu karara göre, oluşumun çekirdeğini oluşturan kişilerle, amaçtan habersiz olan kişiler arasındaki sorumluluk nasıl çözümlenmelidir?
Karara göre, suçun oluşumu için doğrudan kastın varlığı gerekmektedir ve bu suç olası kast ile işlenemez. Suç örgütünün varlığı için suç işlemek amacının açık bir şekilde ortaya koyulmuş olması gerekir. Bir oluşumun çekirdeğini oluşturan kişiler suç işlemek amacıyla hareket etmekle birlikte, oluşumun içinde yer alan fakat bu amaçtan habersiz olan kişiler, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte üye olmaktan veya bu örgütü yönetmekten sorumlu tutulamazlar. Bu haldeki sorumluluk 'hata' ilkesine göre çözüme kavuşturulmalıdır (TCK m.30/1). (Kaynak: dipnot [1], Yargıtay 16.Ceza Dairesi’nin 24.04.2017 tarihli, 2015/3 E. ve 2017/3 K. sayılı kararı)