Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2018/321 sayılı kararında, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, yerel mahkemece tehdit suçundan kurulan hüküm, sanığın lehine midir aleyhine midir? Bu durumun temyiz incelemesine etkisi ne olmuştur?
Bu durum sanığın lehinedir, çünkü yağmaya teşebbüs suçunun cezası (TCK m.149, m.35), tehdit suçunun cezasından (TCK m.106) daha ağırdır. Yargıtay bu durumu bir bozma nedeni olarak kabul etmiştir. Ancak, aleyhe temyiz olmadığından, CMK m.326/son (yeni m.307/4) maddesindeki 'aleyhe değiştirme yasağı' (kazanılmış hak) ilkesi gereği, sanığın yeniden yapılacak yargılamada tehdit suçundan alacağı cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılamayacağı belirtilmiştir. Yani, Yargıtay 'sanığın kazanılmış hakkının korunmasına' karar vererek bozma yapmıştır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-2-sucta-ve-cezada-kanunilik-ilkesi.html)