Bir sanık, sahibi olduğu tesisten çıkan ve Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'ndeki deşarj limitlerini aşan atık suları, arıtmadan dereye boşaltmıştır. Sanık savunmasında, 'dere suyunun zaten kirli olduğunu, kendi atığının mevcut kirliliği artırmadığını' iddia etmektedir. Bu savunma TCK m.181 açısından geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213935

Hayır, bu savunma geçerli değildir. TCK m.181'deki suç, bir tehlike suçudur. Suçun oluşması için alıcı ortamın önceden temiz olması veya fiil sonucunda somut bir kirlilik artışının ispatlanması gerekmez. Önemli olan, failin eyleminin, yani yönetmeliklere aykırı şekilde ve çevreye zarar verme potansiyeli taşıyan atığı alıcı ortama vermesidir. Alıcı ortamın mevcut durumu, suçun oluşumunu etkilemez; en fazla cezanın bireyselleştirilmesinde (TCK m.61) dikkate alınabilir. Failin eylemi, tek başına yasaklanmış bir fiildir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-181-cevrenin-kasten-kirletilmesi-sucu.html - genel ilkelerden çıkarım)