AYM'nin Bilal Celalettin Şaşmaz kararı ışığında, bir sanığın FETÖ/PDY'nin yasal görünümlü bir derneğine üye olması eylemi, TCK m.30/1'deki hata kurumu aracılığıyla 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (Anayasa m.38) açısından nasıl bir koruma sağlamaktadır? Açıklayınız.
AYM, TCK m.30/1'i kanunilik ilkesinin bir güvencesi olarak görmektedir. Şaşmaz kararında vurgulandığı üzere, bir kişinin, terör örgütü olduğunu bilmediği bir yapıya, meşru bir dernek olduğu zannıyla (yani TCK m.30/1'deki maddi unsur hatasına düşerek) üye olması halinde, bu kişiyi terör örgütü üyeliğinden cezalandırmak, ceza normunun 'öngörülemez' biçimde genişletici yorumlanması anlamına gelir. Bu durum, Anayasa m.38 ve İHAS m.7'deki kanunilik ilkesini ihlal eder. Dolayısıyla, TCK m.30/1'deki hata kurumunun mahkemelerce titizlikle değerlendirilmesi, kişiyi öngörülemez ve keyfi mahkumiyetlere karşı koruyan bir mekanizma işlevi görür.