Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, üst düzey bir bürokrat olan sanığın 'örgütün nihai amacının kamuoyu tarafından da bilinmediğini' kabul etmesi, diğer sanıklar açısından ne gibi bir sonuç doğurabilir?
Bu kabul, diğer sanıklar açısından 'eşitlik ilkesi' ve 'içtihat tutarlılığı' bağlamında önemli bir emsal teşkil eder. Eğer Yargıtay, devlette en üst düzeyde görev yapmış bir bürokratın bile örgütün nihai amacını bilmediğini ve kamuoyunun da bu konuda bilgisiz olduğunu kabul ediyorsa, hiyerarşide çok daha alt seviyelerde bulunan, sıradan meslek sahibi veya herhangi bir kamu görevi olmayan sanıkların bu amacı bildiğini varsaymak daha da zorlaşır. Bu durum, alt düzeydeki sanıkların TCK m.30/1'deki hata hükümlerinden yararlanma iddialarını güçlendirir ve mahkemelerin bu yönde daha titiz bir değerlendirme yapmasını gerektirir.