Metinde geçen 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' ilkesi, FETÖ/PDY yargılamalarında Yargıtay'ın benimsediği 'fiili karineler' ile nasıl bir çelişki içindedir?
Suçsuzluk/masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar masum sayılmasını ve ispat yükünün iddia makamında olmasını gerektirir. Yargıtay'ın, belirli fiilleri (ByLock kullanımı, belirli bir katmanda yer alma vb.) işleyenlerin otomatik olarak suç kastıyla hareket ettiğini varsayan 'fiili karineler' oluşturması, bu ilkeyle çelişir. Çünkü bu yaklaşım, ispat yükünü sanığın omuzlarına yükleyerek, onun 'masum olduğunu' veya 'kastının olmadığını' ispatlamasını bekleme sonucunu doğurabilir. Bu durum, masumiyet karinesini ve onun bir uzantısı olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini zedeler.