Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bir kararında '...örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta...' ifadesi, ispat hukuku açısından ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, ispat hukuku açısından bir 'kanuni karine' veya 'fiili karine' yaratılması anlamına gelmektedir. Yargıtay, bu pozisyondaki kişilerin, konumları gereği, örgütün gerçek amacını bildiklerini varsaymaktadır. Bu, ispat yükünü tersine çeviren bir yaklaşımdır. Normalde iddia makamının sanığın kastını ispatlaması gerekirken, bu karine ile sanığın 'bilmediğini' ispatlaması gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Metinde bu yaklaşım, 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkeleri açısından eleştirilmektedir. (Yargıtay 16. CD, 31.05.2018 T., 2018/946 E. Kararı)