Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, İstanbul Valisi olan bir sanık hakkındaki mahkumiyet kararını bozarken, telefon görüşmesinin '2012 yılında' yapılmış olmasını ve o tarihte yapının 'Cemaat olarak bilindiğini' vurgulamasının hukuki anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213639

Bu durum, Yargıtay'ın ceza sorumluluğunu belirlerken eylemin işlendiği zamana (zaman sınırlaması) ve o zamanki toplumsal algıya büyük önem verdiğini göstermektedir. 2012 yılında yapının henüz bir terör örgütü olarak kamuoyunda nitelendirilmediği, bir cemaat olarak bilindiği kabulü, sanığın 'silahlı terör örgütüne yardım' kastıyla hareket ettiğinin ispatını zorlaştırmaktadır. Yüksek Mahkeme, bu zaman diliminde gerçekleşen bir eylemin, örgütün gerçek niteliği bilinerek yapıldığını gösteren başka somut deliller olmadıkça, mahkumiyete yeterli olmayacağını ve sanığın savunmasının aksinin ispatlanamadığını belirtmektedir. Bu, öngörülebilirlik ilkesinin bir yansımasıdır. (Yargıtay 16. CD, 21.06.2021 T., 2019/1987 E. Kararı)