TCK m.2'deki 'kanunilik ilkesi'nin 'cezanın belirlenmesi' (TCK m.61/10) üzerindeki etkisini ve bu bağlamda yargıcın takdir yetkisinin sınırlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213574

TCK m.61/10, 'Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir' hükmünü getirerek 'Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi'nin (TCK m.2) 'cezanın kanuniliği' boyutunu pekiştirmektedir. Bu hüküm, yargıcın ceza belirleme aşamasındaki takdir yetkisinin sınırlarını çizer. Yargıç, suçun kanuni tanımında öngörülen ceza dışında başka bir ceza uygulayamaz, kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar dışına çıkamaz veya kanunda açıkça belirtilmedikçe cezayı artıramaz, azaltamaz veya değiştiremez. Bu durum, hem hukuki güvenliği sağlar hem de keyfi uygulamaların önüne geçer. Bireylerin hangi fiilin hangi cezayı gerektireceğini önceden bilmesi ve yargıcın bu alanda sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmaması, kanunilik ilkesinin güvencesidir. Yargıç, TCK m.61'deki genel ve özel nedenleri dikkate alarak cezanın bireyselleştirilmesini yapar, ancak bu bireyselleştirme kanuni sınırlar içinde kalmak zorundadır.