Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi'nin (BM İHK) Mukadder Alakuş başvurusu üzerine yayımladığı 26.07.2022 tarihli görüşünde, ByLock ve Bank Asya faaliyetlerinin FETÖ/PDY üyeliği suçuna delil teşkil etmesi konusunda 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından hangi tespitlerde bulunmuştur?
BM İnsan Hakları Komitesi, Mukadder Alakuş başvurusunda (B. No: 373672020, § 10.6), başvurucunun ByLock kullandığı ve Bank Asya'ya para yatırdığı gerekçesiyle TCK m.314/1 uyarınca silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkum edilmesini 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine aykırı bulmuştur. Komite, bu faaliyetlerin başka delillerle desteklenmeksizin terör örgütü üyeliği suçunu oluşturamayacağını ve ulusal yargı organlarının TCK m.314/1'i yorumlama ve uygulama biçiminin 'açık ve öngörülebilir' olmadığını tespit etmiştir. Bu görüş, İHAM'ın benzer konulardaki (örn. Taner Kılıç/Türkiye No. 2, Akgün/Türkiye) yaklaşımlarıyla örtüşmektedir. BM İHK'nin bu tespiti, tek başına belirli dijital uygulamaların kullanımı veya yasal bir banka ile finansal ilişki kurmanın, örgütün gerçek niteliği ve amacından haberdar olma kastı (manevi unsur) olmadan terör örgütü üyeliğine delil olarak kullanılmasının öngörülemez ve dolayısıyla kanunilik ilkesine aykırı olduğu yönündedir. Bu durum, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' boyutlarını uluslararası düzeyde de vurgulamaktadır.