Yargıtay'ın çevrenin kasten kirletilmesi suçuna ilişkin kararlarında (TCK m.181), suçun unsurlarının tespiti ve delillendirilmesi bağlamında bilirkişi raporlarının rolü ve niteliği nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213570

Çevrenin kasten kirletilmesi suçu (TCK m.181) teknik bir suç olduğundan, suçun unsurlarının (teknik usullere aykırılık, çevreye zarar verecek şekilde olma, atığın niteliği) tespiti için bilirkişi raporları büyük önem taşımaktadır. Yargıtay, özellikle 18. Ceza Dairesi'nin kararlarında (örn. 2015/38775 E., 2017/10966 K.; 2015/36060 E., 2017/9535 K.), bilirkişi raporlarının 'Yargıtay denetimine imkan sağlayacak nitelikte' olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu, raporların sadece genel bir kabul veya gözleme dayanmaması, aksine atığın cinsi, alıcı ortama bırakıldığı tarih, ilgili yönetmeliklerin hangi maddeleri veya eklerine göre kirletici kapsamına girdiği ve kirletici özelliklerinin bilimsel parametrelerle açıklanması gerektiği anlamına gelir. Yargıtay, yetersiz gerekçeli veya mevzuatla ilişkilendirilmeden hazırlanan bilirkişi raporlarına dayalı hükümleri bozma nedeni saymaktadır. Örneğin, kömür paketleme tesisindeki toz kirliliği olayında (18. CD., 2015/38775 E., 2017/10966 K.), bilirkişi raporunun yetersiz bulunarak, çevre ve kimya mühendislerinden oluşacak heyetten daha detaylı rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, suçun objektif unsurlarının ve tehlike boyutunun bilimsel verilerle somutlaştırılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.