Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (28.04.2015 tarihli, 2013/9-464 E., 2015/132 K. sayılı) kararında, hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin, diğer delillerle birlikte dahi sanığın mahkumiyeti için yeterli bulunmamasının gerekçesi nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, sanığın konutunda CMK m.119/4'e aykırı olarak (arama tanığı bulundurulmadan) yapılan arama sonucunda ele geçirilen mermilerin 'hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil' niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir. Bu, delilin yasak delil niteliği taşıması nedeniyle hukuki değeri olmaması anlamına gelir. Karar, hukuka aykırı elde edilen bu delil dışarıda bırakıldıktan sonra, dosyadaki 'diğer delillerin sanığın mahkûmiyeti için yeterli olup olmadığı' hususunu incelemiştir. Genel Kurul, şu hususları göz önünde bulundurmuştur: 1. **Sanığın Savunması**: Sanık, tüm aşamalarda suçlamayı, aramada ele geçen şeylerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmemiştir. 2. **Diğer Şüphelilerin Beyanları**: Aramada evde bulunan ve beraat eden diğer inceleme dışı sanıklar da evin kapısının açık olduğunu ve mermileri daha önce hiç görmediklerini beyan etmişlerdir. 3. **Parmak İzi Tespiti**: Suça konu mermiler ve poşet üzerinde parmak izi tespit edilememiştir. 4. **Örgüt Bağlantısı Yokluğu**: Sanığın daha önceden yasadışı eylemlerinin tespit edilememesi ve PKK terör örgütü ile bağlantısının bulunmaması. Bu durumlar, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi gereğince değerlendirilmiştir. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğe ulaşmak olsa da, bir hukuk devletinde mahkumiyet 'bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata' dayanmalıdır. Hukuka uygun olmayan arama sonucu elde edilen delillerin dışlanmasıyla, dosyadaki geri kalan delillerin sanığın suçluluğunu hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, hukuka aykırı delillerin 'zehirli ağacın meyvesi' (fruit of the poisonous tree) teorisi gereği dışlanması ve geri kalan delillerin yetersiz kalması halinde beraat kararı verilmesi, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.