TCK m.181'deki 'Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu'nda, 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' unsurunun tespiti neden zaman bakımından önem arz etmektedir? Farklı tarihlerde yürürlüğe giren yönetmeliklerin suçun oluşumuna etkisi nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213540

TCK m.181/1'deki 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' unsuru, çevrenin kasten kirletilmesi suçunun maddi unsurlarından biridir. Bu unsurun tespiti, suçun işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte olan çevre mevzuatını (kanunlar ve yönetmelikler) dikkate almayı gerektirdiğinden zaman bakımından büyük önem taşır. Çevre hukukunda, atıkların yönetimi, deşarj standartları, kirlilik limitleri gibi konularda çeşitli tarihlerde farklı yönetmelikler (örn. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (1991), Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik (2008), Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik (2010), Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği) yürürlüğe girmiş ve birbirini yürürlükten kaldırmıştır. Yargıtay'ın 18. Ceza Dairesi kararları (örn. 2015/26925 E., 2017/2169 K.; 2015/36060 E., 2017/9535 K.) bu duruma özel bir vurgu yapmıştır: * **Zaman Bakımından Uygulama İlkesi**: 'Farklı tarihlerde farklı atık listeleri benimsenmiş olması karşısında, zaman bakımından uygulama ilkesinin zorunlu sonucu olarak suç tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelikte toprağı kirlettiği yahut kirletme ihtimali taşıdığı kabul edilen atığa, sonradan yürürlüğe giren yönetmelikte de yer verilmiş olmalıdır.' Bu, suçun işlendiği tarihteki mevzuatın esas alınması, ancak sonradan yürürlüğe giren lehe hükümlerin (TCK m.7/2) de değerlendirilmesi gerektiğini ima eder. * **Delillendirme Yükümlülüğü**: Yargıtay, yargılama sırasında 'suça konu atığın cinsi ve alıcı ortama bırakıldığı tarihe göre tabi olduğu yönetmelik belirlenerek, ilgili yönetmeliğin hangi maddesinde veya ekinde bahsedilen atık kapsamına girdiği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, ayrıca bütün bu hususlar Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde kararda açıkça gösterilmelidir' hükmünü getirmiştir. Bu durum, çevre suçlarında suçun maddi unsurunun ispatında, fiilin kanuni tipe uygunluğunu sağlamak için ilgili mevzuatın ve onun zaman içindeki değişiminin eksiksiz ve titizlikle incelenmesi gerektiğini gösterir. Aksi takdirde, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi ihlal edilmiş olur.