CMK m.120'de avukatın aramada hazır bulunma hakkının kısıtlanması durumunda, bunun yargılamanın 'adil' niteliği üzerindeki etkisi nedir? Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin bu konudaki içtihatları nasıl bir yol göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213539

CMK m.120/3 uyarınca 'Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.' Bu hak, Anayasa m.36'da ve İHAS m.6'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının önemli bir bileşenidir. Avukatın aramada hazır bulunması, hem müvekkilin haklarının ihlal edilmesini önleyici bir denetim mekanizması sağlar hem de arama sonucunda elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu temin eder. Bu hakkın kısıtlanması durumunda, yargılamanın 'adil' niteliği ciddi şekilde zedelenir. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini defaatle vurgulamıştır. Özellikle arama işleminde avukatın yokluğu, delillerin usulsüz bir şekilde elde edilmesi riskini artırır. AYM ve İHAM içtihatlarına göre, bir delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi, o delilin yargılamada kullanılamamasına yol açar. Eğer hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, mahkumiyet kararının temelini oluşturuyor veya belirleyici nitelikte ise, yargılamanın bütünü adil olmaktan çıkar. Avukatın hazır bulunma hakkı, bu tür hukuka aykırılıkların önüne geçilmesinde ve şüphelinin/sanığın adil yargılanma hakkının korunmasında hayati bir rol oynar. Bu nedenle, bu hakkın ihlali, sadece bir usul hatası olarak değil, doğrudan doğruya temel bir insan hakkı ihlali olarak değerlendirilir ve hükmün bozulması sonucunu doğurabilir.