Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 174. maddesinde düzenlenen 'iddianamenin iadesi' müessesesinin amaçları nelerdir? Yargıtay'ın 4. Ceza Dairesi'nin 21.05.2008 tarihli kararı (2008/6206 E., 2008/10019 K.) ışığında, 'suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen' iddianamenin iadesi şartını çevrenin kirletilmesi suçu özelinde açıklayınız.
CMK m.174, mahkemenin iddianameyi ve soruşturma evrakını inceledikten sonra belirli eksiklikler veya hatalar bulunması halinde iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar vermesini düzenler. İddianamenin iadesi müessesesinin temel amaçları şunlardır: 1. **Yargılamayı Hızlandırmak ve Etkinleştirmek**: Yargılamaya başlanmadan önce iddianamedeki veya soruşturma evrakındaki temel eksikliklerin giderilmesini sağlayarak, yargılamanın kesintisiz ve etkin bir şekilde yürütülmesini temin etmek. 2. **Sanık Haklarını Korumak**: Özellikle sanığın savunma hakkının tam ve eksiksiz kullanılabilmesi için iddianamenin ve dayanağı soruşturmanın belirli bir olgunluğa erişmesini sağlamak. 3. **Keyfi Yargılamaları Önlemek**: Yetersiz veya usulüne uygun olmayan bir iddianameyle dava açılmasının önüne geçerek, yargılamanın hukuki temellerini güçlendirmek. CMK m.174/1-b, 'suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen' iddianamenin iadesini öngörür. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 21.05.2008 tarihli kararında, çevrenin kasten kirletilmesi suçunda (TCK m.181), kirletildiği iddia olunan arazinin tapu kayıtları ve krokisinin mahkemece yapılacak keşif bakımından gerekli olduğu, ancak 'suçun sübutu bakımından mutlak sayılan bir delil niteliği taşımadığı' belirtilmiştir. Karar, TCK m.181'de kirletilen toprağın mülkiyetinin suçun öğeleri veya nitelikli halleri açısından önemli olmadığını, dolayısıyla bu bilginin dosya içerisinde bulunmasının zorunlu olmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, aksinin kabulünün 'mülkiyet hakkının çevreyi kirletebilecek biçimde sınırsız kullanımının çevreyi kasten kirletme suçunu oluşturmayacağı' sonucunu doğuracağını ve yasa koyucunun bu amacı gütmediğini vurgulamıştır. Bu durum, 'mutlak sayılan bir delil' kavramının dar yorumlanması gerektiğini, yani suçun kanuni unsurlarının ispatı için vazgeçilmez olan delillerin kastedildiğini gösterir. İddianamenin iadesi, soruşturma aşamasında yeterli delil toplanmamış veya eksik bırakılmış olan durumları düzeltmek için bir araçtır, ancak her eksik bilgi veya belge, iddianamenin iadesini gerektirmez.