CMK m.120'de avukatın aramada hazır bulunma hakkının hukuki dayanağı ve önemi nedir? Bu hakkın kısıtlanması durumunda adil yargılanma hakkı üzerindeki etkilerini açıklayınız.
CMK m.120/3, 'Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz' hükmünü getirerek, avukatın arama işleminde hazır bulunma hakkını güvence altına almıştır. Bu hakkın hukuki dayanağı, Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın bir uzantısı olan 'savunma hakkı'dır. **Önemi**: 1. **Savunma Hakkının Güvencesi**: Arama, şüphelinin/sanığın temel hak ve özgürlüklerine (özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı) doğrudan müdahale eden bir koruma tedbiridir. Avukatın aramada hazır bulunması, şüphelinin haklarının korunmasını sağlar, usulü hataların veya hukuka aykırılıkların önüne geçer ve delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiğini denetler. 2. **Hukuki Yardım ve Gözetim**: Avukat, arama sırasında müvekkiline hukuki danışmanlık sağlayarak, onun haklarını tam olarak anlamasına yardımcı olur. Aynı zamanda, kolluk görevlilerinin kanun ve yönetmeliklere uygun hareket edip etmediğini gözetler. Bu, arama işlemine duyulan güveni artırır. 3. **Hukuka Aykırı Delillerin Önlenmesi**: Avukatın varlığı, hukuka aykırı yollarla delil elde edilmesini caydırıcı bir etki yaratır ve olası hukuka aykırılıkların tutanağa geçirilerek yargılama aşamasında ileri sürülmesine olanak tanır. Bu hakkın kısıtlanması durumunda, kişinin savunma hakkı etkin bir şekilde kullanılamayacağından, yargılamanın bir bütün olarak adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ileri sürülebilir. Zira avukatın yokluğu, arama işleminin şüphelinin denetiminden tamamen çıkarılmasına ve hukuka aykırı delillerin elde edilmesine yol açabilir.