FETÖ/PDY yargılamalarındaki 'hata' hükümlerinin uygulanmasında gözlemlenen istikrarsızlıklar ve çelişkili kararların 'hukuk devleti' ve 'hukuk güvenliği' ilkeleri üzerindeki olumsuz yansımalarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213515

FETÖ/PDY yargılamalarında TCK m.30/1'deki 'hata' hükümlerinin uygulanmasında görülen istikrarsızlık ve çelişkili kararlar, 'hukuk devleti' ve 'hukuk güvenliği' ilkeleri üzerinde ciddi olumsuz yansımalara sahiptir. Makalede de belirtildiği üzere, içerik olarak benzer davalarda hata hükümlerinin uygulanabilirliği konusunda farklı değerlendirmeler yapılması, hatta güçlü deliller bulunan kişilerin hatadan faydalanırken, daha az irtibatı olanların faydalanamaması gibi durumlar gözlemlenmektedir. Bu durum: 1. **Hukuk Güvenliğini Zayıflatır**: Bireylerin hangi eylemlerinin hukuka aykırı sayılacağı ve cezai sonuç doğuracağı konusunda net bir öngörüye sahip olamamasına yol açar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını ve bireylerin devlete güven duymasını gerektirir. 2. **Eşitlik İlkesini Zedeler**: Hukuki ve fiili durumu aynı olan kişiler hakkında farklı uygulamaların gündeme gelmesi, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. 3. **Keyfiliğe Zemin Hazırlar**: Yargısal içtihadın istikrarsızlaşması, yargı organlarının somut olayın özelliklerine dayalı objektif değerlendirmeler yerine, subjektif veya 'fiili karinelere' dayanmasına neden olabilir. Bu durum, 'keyfilik' tehlikesini beraberinde getirir. AYM'nin 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine saygı bakımından önemli bir güvence olarak gördüğü TCK m.30/1'in uygulamada bu işlevi görmemesi, aksine belirsizliğin ve öngörülemezliğin kaynağı haline gelmesi, 'hukuk devleti' ilkesinin temel taşlarından olan 'hukuk güvenliği'nin zayıflamasına yol açar. Olağanüstü haller veya özel durumlar dahi, bu evrensel hukuk ilkelerinin göz ardı edilmesine mazeret teşkil etmemelidir.