Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 18.01.2018 tarihli, 2015/2771 E., 2018/160 K. sayılı kararında, yaşı küçük sanıklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesinin 'kanunilik ilkesi' ile ilişkisi nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, yaşı küçük sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca 'danışmanlık tedbiri' kararı verilmesi 'kanunilik ilkesine' (TCK m.2) aykırı bulunmuştur. Karar, TCK m.2/1'in 'Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz' hükmünü hatırlatarak, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin hangi hallerde uygulanabileceğinin aynı yasanın 31. maddesinde açıkça belirtildiğini vurgulamıştır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi ise 'koruyucu ve destekleyici tedbirleri', 'suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından' çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlar. Olaydaki çocuk sanığın 'cezai sorumluluğu bulunan' bir çocuk olması nedeniyle, TCK m.31'e göre cezai sorumluluğu olan çocuklara bu tür koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu karar, kanunilik ilkesinin ceza ve güvenlik tedbirlerinin türü ve uygulanma koşulları üzerindeki mutlak belirleyiciliğini gösterir; kanunda öngörülmeyen veya koşulları oluşmayan bir tedbirin uygulanması, bu ilkenin ihlali anlamına gelir.