TCK m.2'deki 'kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz' ilkesi (kıyas yasağı) ile 'suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz' ilkesi arasındaki farkı ve bu iki ilkenin ceza hukukundaki işlevini açıklayınız.
TCK m.2/3'teki bu iki ilke, 'Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi'nin (Anayasa m.38, İHAS m.7) ayrılmaz parçalarıdır ve bireylerin hukuki güvenliğini sağlamayı hedefler. 1. **Kıyas Yasağı (Nullum crimen sine lege stricta)**: Bu ilke, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmamış bir fiilin, kanunda düzenlenen başka bir suça benzerliği nedeniyle suç sayılmasını veya hakkında ceza uygulanmasını yasaklar. Kıyas, kanun koyucunun iradesini aşan, yargı organı tarafından yeni bir norm yaratma eylemidir. Ceza hukukunda, suçların ve cezaların kanunla kesin ve belirli bir şekilde düzenlenmesi gerektiği için, kıyas yoluyla bu belirliliğin bozulması ve bireylerin öngöremediği durumlar için cezalandırılması önlenir. 2. **Kıyasa Yol Açacak Biçimde Geniş Yorum Yasağı**: Bu ilke, yorum faaliyetinin sınırını belirler. Yorum, kanun hükmünün anlamını ve kapsamını ortaya koyma eylemidir. Geniş yorum, bir hükmün lafzının izin verdiğinden daha geniş bir anlam yüklenmesidir. Ancak bu geniş yorum, eğer yasa koyucunun iradesini aşar ve kanunda açıkça düzenlenmemiş bir durumu kapsayacak şekilde yeni bir suç yaratılmasına veya mevcut bir suçun kapsamının failin aleyhine, öngörülemez biçimde genişlemesine yol açarsa, kıyas yasağına dönüşür ve dolayısıyla yasaktır. Yani, yorum yapılırken, yorumlanan hükmün lafzının ve ruhunun dışına çıkılmamalıdır. 'Kıyasa yol açacak biçimde geniş yorum' ile 'sadece genişletici yorum' arasında ince bir çizgi vardır; hukuka uygun genişletici yorum, kanunun amacı ve sistematiği içinde kalarak belirsiz bir hükmü açıklığa kavuşturabilirken, kıyasa yol açan yorum yeni bir suç veya ceza yaratır. Bu yasaklar, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik prensiplerini pekiştirerek, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin yargısal keyfiliğe karşı korunmasını sağlar.