TCK m.2'deki 'kanunilik ilkesi'nin, sanık aleyhine kıyas yasağının bir örneği olarak, adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesi durumunda 'açık ceza infaz kurumuna ayrılma' ve 'firar' hallerindeki uygulamalara Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 25.05.2016 tarihli kararı (2016/2870 E., 2016/2665 K.) örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213495

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bu kararı, adli para cezasından çevrilme hapis cezasının infazına doğrudan açık ceza infaz kurumunda başlayan hükümlünün firar etmesi halinde, kapalı ceza infaz kurumuna iade edilip edilmeyeceği hususunu 'kanunilik ilkesi' ve 'kıyas yasağı' bağlamında ele almıştır. Kararda, 5275 sayılı Kanun'un 14/4 ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1-b maddesindeki 'iade edilir' ibaresinin, 'kapalı ceza infaz kurumundan, açık ceza infaz kurumuna ayrılanları' kapsadığı, ancak infaza doğrudan açık ceza infaz kurumunda başlayanları kapsadığına dair açık bir ibare bulunmadığı vurgulanmıştır. Yargıtay, TCK m.2/3'teki 'Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz' hükmüne atıfla, hükümlünün durumunu ağırlaştırdığı için bir 'ceza hükmü' olarak da kabul edilebilecek disiplin cezaları için de kıyas yasağının geçerli olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, kanunda açık bir hüküm bulunmadıkça, sanık aleyhine kıyas yoluyla hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilemez. Bu karar, kanunilik ilkesinin ceza infaz rejimindeki uygulamaları da kapsadığını ve failin aleyhine yorumun yasak olduğunu göstermektedir.