Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (28.02.2017 tarihli, 2016/105 E., 2017/118 K. sayılı) uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin kararında, sanığın üst aramasının hukuka uygunluğu ve elde edilen delillerin geçerliliği nasıl değerlendirilmiştir? Bu kararı, kolluğun genel arama yetkileri, suçüstü hali ve delillerin hukuka uygunluğu prensipleri açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213478

Söz konusu Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı, sanığın üzerinde şüpheli hareketler üzerine yapılan 'kaba üst araması' sonucunda uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayını incelemiştir. Kararda, kolluk görevlilerinin devriye sırasında, mesleki tecrübelerine ve durumdan edindikleri izlenime dayanarak oluşan makul şüphe nedeniyle sanığı durdurması ve kimliğini beyan etmemesi üzerine şüphenin artmasıyla PVSK m.4/A'nın verdiği yetkiye dayanarak 'kaba üst araması' yapmasının hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir. Bu arama sırasında uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi, CMK m.2/j ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.8/f'deki tanıma uyan 'suçüstü' hali olarak değerlendirilmiştir. Genel Kurul, suçüstü halinde kolluğun PVSK m.13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmasını önlemek amacıyla derhal gerekli tedbirleri alıp uyuşturucu maddeleri muhafaza altına almasının hukuka uygun olduğunu ve bunun için ayrıca bir arama emri veya kararı gerekmediğini belirtmiştir. Dolayısıyla, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka uygun delil olduğu sonucuna varılmıştır. Bu karar, 'suçüstü' halinin varlığı durumunda, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik ani tedbirlerin meşruiyetini vurgularken, aynı zamanda PVSK ve Yönetmelik'in kolluğa tanıdığı durdurma ve kontrol yetkilerini de açıklığa kavuşturmuştur.