Metindeki Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/10175 K. sayılı kararında, karşılıksız çek keşide etme suçunda, 3167 sayılı Kanun ile sonradan yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun hükümlerinin 'ayrı ayrı olaya uygulanarak' lehe kanunun saptanması gerektiği belirtilmiştir. Bu 'lehe kanun tespiti' yöntemi nasıl işler? Sadece ceza miktarına mı bakılır?
Metindeki Yargıtay kararında belirtilen 'lehe kanun tespiti' yöntemi, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan ve TCK m. 7/2'de düzenlenen 'failin lehine olan kanunun uygulanması' ilkesinin somut bir uygulama biçimidir. Bu yöntem, sadece ceza miktarına bakılarak yapılmaz; daha kapsamlı bir karşılaştırmayı gerektirir. Yöntem şu şekilde işler: 1) Ayrı Ayrı Uygulama (Varsayımsal Mahkumiyet): Mahkeme, somut olaya, suç tarihinde yürürlükte olan kanunun (eski kanun) tüm hükümlerini (suçun unsurları, ceza miktarı, indirim sebepleri, erteleme, güvenlik tedbirleri vb.) uygular ve varsayımsal bir sonuç belirler. Daha sonra, aynı olaya, sonradan yürürlüğe giren kanunun (yeni kanun) tüm hükümlerini uygular ve ikinci bir varsayımsal sonuç belirler. 2) Bütüncül Karşılaştırma: Bu iki varsayımsal sonuç, bir bütün olarak karşılaştırılır. Karşılaştırma sadece temel ceza miktarı üzerinden yapılmaz. Örneğin, yeni kanun daha yüksek bir ceza öngörse bile, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sanık lehine bir kurum getiriyorsa veya zamanaşımı süresini kısaltıyorsa, bu durumlar da dikkate alınır. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, 'öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanıp, sanığın lehine sonuç doğuran kanunun bir bütün halinde uygulanmasının gerektiği' vurgulanmıştır. 3) Lehe Olanın Topyekün Uygulanması: Karşılaştırma sonucunda hangi kanun paketi sanık için daha lehe bir sonuç doğuruyorsa, o kanunun tüm hükümleri 'topyekün' (bir bütün halinde) uygulanır. Kanunların sanık lehine olan kısımlarının birleştirilerek bir 'karma uygulama' yapılması (karmakanun oluşturulması) yasaktır. Kararda da bu yönteme uyulmadan karar verilmesi bir bozma nedeni olarak görülmüştür.