Metindeki Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2018/321 K. sayılı kararında, sanık hakkında açılmamış bir davadan (yağma) verilen mahkumiyet kararının 'yok hükmünde' olduğu belirtilmiştir. Bu 'yokluk' yaptırımının, CMK m. 225'teki 'iddianamenin dışına çıkma yasağı' (davasız yargılama olmaz ilkesi) ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213452

'Yok hükmünde olma', bir hukuki işlemin, kurucu unsurlarındaki ağır sakatlık nedeniyle hukuk aleminde hiç doğmamış sayılmasıdır. Bu, 'iptal edilebilirlik' veya 'bozma'dan çok daha ağır bir yaptırımdır. Bu yaptırımın CMK m. 225 ile ilişkisi şöyledir: 1) Davasız Yargılama Olmaz İlkesi (CMK m. 225): CMK m. 225/1, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.' der. Bu, 'davasız yargılama olmaz' (ne procedat iudex ex officio) ilkesinin bir yansımasıdır. Bir mahkemenin bir fiil veya fail hakkında yargılama yapıp hüküm kurabilmesi için, o fiil ve fail hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası (yani bir iddianame) bulunması zorunludur. Dava açılması, yargılamanın temel 'kurucu unsurudur'. 2) Yokluk Yaptırımı: Eğer mahkeme, hakkında dava açılmamış bir fiilden veya kişiden dolayı hüküm kurarsa, yargılamanın en temel kurucu unsurundan yoksun bir karar vermiş olur. Bu karar, hukuken 'yok' kabul edilir, yani hiç var olmamıştır. Bu, basit bir usul hatası veya kanuna aykırılık değildir; mahkemenin yargılama yapma yetkisinin kaynağı olan davanın kendisinin yokluğudur. 3) Yargıtay Kararındaki Uygulama: Somut olayda, sanık hakkında iddianamede yağma suçundan bir suçlama ve dava açma talebi yoktur. Mahkeme, buna rağmen sanığı yağma suçundan mahkum etmiştir. Yargıtay, bu mahkumiyet kararının CMK m. 225'e aykırı olduğunu ve bu aykırılığın o kadar ağır olduğunu belirtmek için kararın 'yok hükmünde' olduğunu ifade etmiştir. Bu nedenle, bu karara karşı yapılan temyiz istemini dahi incelemeye gerek duymadan, yok hükmündeki bir karara karşı yapılan temyizin de bir anlamı olmayacağını belirterek reddetmiştir. Bu, 'davasız yargılama olmaz' ilkesinin en sert şekilde ihlalinin sonucudur.