Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2018/1360 K. sayılı kararında, sanık hakkında hem tehdit hem de hakaret suçlarından kurulan hükümler neden bozulmuştur? Bu karar, 6763 sayılı Kanun'un getirdiği değişikliğin yargılamalara etkisini nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213450

Söz konusu kararda, sanık hakkındaki her iki suçtan kurulan hükümlerin de, 02.12.2016'da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile CMK m. 253'te yapılan 'uzlaşma' düzenlemesi nedeniyle bozulmuştur. Karar, bu kanun değişikliğinin derdest olan (devam eden) tüm yargılamalara etkisini göstermektedir: 1) Tehdit Suçu Yönünden Bozma: Sanığa isnat edilen suç TCK m. 106/1. maddedeki basit tehdit suçudur. Bu suç, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile uzlaşma kapsamına alınmıştır. Yargılama bu değişiklikten önce yapılmış ve uzlaşma prosedürü uygulanmamış olsa bile, TCK m. 7'deki 'lehe kanun' ilkesi gereği, sanığın bu yeni ve lehe olan usul hükmünden yararlandırılması gerekir. 2) Hakaret Suçu Yönünden Bozma: Kararda, hakaret suçu yönünden uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK m. 253/3'te bir engel (muhtemelen başka bir suçla birlikte işlenmesi) bulunduğu, ancak yeni düzenleme ile bu engelin kalkmış olabileceği veya uzlaştırma bürosuna ilişkin yeni düzenlemeler nedeniyle işlemin yeniden yapılması gerektiği ima edilmektedir. Yargıtay, her iki suçun da yeni düzenleme kapsamında uzlaştırmaya tabi olup olmadığının, yeni usule göre (uzlaştırma bürosu aracılığıyla) yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. 3) Değişikliğin Etkisi: Bu karar, usul hukukuna ilişkin lehe değişikliklerin, kesinleşmemiş tüm davalara uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bir suç, yargılama sırasında uzlaşma kapsamına alınırsa, mahkeme veya Yargıtay, esasa ilişkin bir karar vermeden önce, bu usuli imkanın sanığa tanınmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle Yargıtay, dosyayı 'uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması' gerekçesiyle bozmuştur.