Metindeki Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/2169 K. sayılı kararında, atık dökme eyleminin, şirketin 'sahibi ya da temsilcisinin davaya konu olayda asıl kusur sahibi olduğu' belirtilmiştir. Bu tespit, tüzel kişilik perdesinin arkasındaki gerçek kişi sorumluluğuna nasıl işaret etmektedir ve TCK m. 20 açısından ne anlama gelmektedir?
Yargıtay'ın bu tespiti, ceza hukukunun temel prensiplerinden olan 'cezaların şahsiliği' (TCK m. 20) ve 'gerçek kişi sorumluluğu' ilkelerinin bir yansımasıdır. Bu tespitin anlamı şudur: 1) Tüzel Kişilerin Suç Faili Olamaması: TCK m. 20/1, 'Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.' der. TCK m. 20/2 ise 'Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.' hükmünü içerir. Bu, Türk ceza hukukunda suçun failinin ancak bir 'gerçek kişi' olabileceği anlamına gelir. Bir şirket veya dernek gibi tüzel kişilikler, suç işleyemez ve onlar hakkında hapis veya adli para cezası gibi 'ceza' yaptırımları uygulanamaz. 2) Gerçek Failin Tespiti: Bir suç, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olsa bile, ceza hukuku açısından sorumlu olan, o eylemi gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesi talimatını veren 'gerçek kişi'dir. Yargıtay kararındaki 'sahibi ya da temsilcisinin asıl kusur sahibi olduğu' tespiti, mahkemenin, tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanılmasına izin vermeyerek, suça konu atığın dökülmesi kararını veren veya bu konudaki denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen yönetim kurulu üyesi, şirket müdürü, fabrika sahibi gibi yetkili gerçek kişilerin tespit edilip cezalandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. 3) Sorumluluğun Devredilememesi: Kararda ayrıca, 'tesis ve faaliyet sahipleri tarafından çevre mevzuatı hükümlerine uyum sağlama yönündeki sorumluluklarının... diğer 3. şahıslara verildiği ya da bu konuda yetki verildiği yönünde bir belge olmadığından' bahsedilmesi, asıl sorumluluğun yetkili temsilcilerde kaldığını ve bu sorumluluğun kolayca alt kademedeki bir işçiye (örn: traktör şoförü) yüklenemeyeceğini göstermektedir. Şoför, aldığı talimatı yerine getiren kişi olarak sorumlu olabilir, ancak 'asıl kusur' talimatı veren veya gerekli önlemleri almayan yetkilidedir.