Metindeki Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/3028 K. sayılı kararında, sanıklar hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sonrasında, 'adli para cezasının ödenmemesi halinde, TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen infaz edileceğinin sanıklara ihtar edilmesine karar verilmesi' neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213366

Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının temel nedeni, 01.03.2008 tarihinde 5739 sayılı Kanun ile TCK m. 50/6 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinde yapılan değişikliklerdir. Yargıtay kararının verildiği tarihte geçerli olan hukuki durum şöyledir: 1) Eski Düzenleme (Değişiklik Öncesi): Değişiklikten önce, TCK m. 50/6'ya göre, seçenek yaptırıma (örn: adli para cezası) ilişkin hükmün gerekleri yerine getirilmezse, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar veriliyordu. Mahkemeler bu nedenle, çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının infaz edileceği ihtarında bulunuyorlardı. 2) Yeni Düzenleme (Değişiklik Sonrası): 5739 sayılı Kanun ile TCK m. 50/6'daki 'yaptırım' ibaresi 'tedbir' olarak değiştirilmiş ve infaz rejimi 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesine bırakılmıştır. 5275 sayılı Kanun m. 106'ya göre, hükümlü, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen adli para cezasını ödemezse, bu ceza Cumhuriyet savcısının kararıyla hapse çevrilir ('tazyik hapsi'). Ancak bu hapis, hükmolunan asıl ceza olan kısa süreli hapis cezasının infazı değildir. Adli para cezasının infazına yönelik ayrı bir rejimdir. 3) Hukuka Aykırılığın Nedeni: Yeni düzenleme ile, seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi, artık otomatik olarak asıl hapis cezasının infazına geri dönülmesini gerektirmemektedir. İnfaz süreci, 5275 sayılı Kanun m. 106'ya göre yürütülecektir. Mahkemenin, hükümde 'kısa süreli hapis cezasının tamamen infaz edileceği' şeklinde bir ihtar yapması, infaz merciinin (Cumhuriyet savcılığı) yetkisini kısıtlayan ve artık yürürlükte olmayan eski infaz rejimini yansıtan bir uygulama olduğu için hukuka aykırıdır. Mahkeme, infaz rejimine müdahale edemez. Bu nedenle Yargıtay, hükümdeki bu ihtar bölümünün kanuna aykırı olduğuna karar vermiştir.