Metindeki Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2018/160 K. sayılı kararında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi neden bozulmuştur? Bu bozma kararının TCK m. 2'deki kanunilik ilkesiyle bağlantısını kurunuz.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, yağma suçundan mahkum olan ve cezai sorumluluğu tam olan yaşı küçük sanık hakkında 5395 sayılı ÇKK m. 5 uyarınca tedbir kararı verilmesi, TCK m. 2'de düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine aykırılık nedeniyle bozulmuştur. Bağlantı şöyledir: TCK m. 2/1, 'Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz' hükmünü amirdir. 5395 sayılı ÇKK m. 11, aynı kanunun 5. maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin (danışmanlık, eğitim vb.) ancak 'suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını' belirtmiştir. TCK m. 31'e göre ceza sorumluluğu olmayan çocuklar, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olanlar veya 12-15 yaş grubunda olup işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayanlardır. Somut olaydaki sanık ise cezai sorumluluğu bulunan (yani mahkumiyetine karar verilen) bir çocuktur. Dolayısıyla, kanun, bu tedbirlerin hangi grup çocuklar için 'güvenlik tedbiri' olarak uygulanacağını açıkça sınırlandırmıştır. Cezai sorumluluğu olan bir çocuk hakkında, kanunda açıkça öngörülmeyen bir güvenlik tedbirine (ÇKK m. 5) hükmedilmesi, TCK m. 2'deki kanunilik ilkesinin ihlali anlamına gelir. Mahkeme, kanunda yazılı olmayan bir güvenlik tedbirine hükmetmiş olmaktadır. Bu nedenle karar bozulmuştur.