CMK m. 119/2, arama karar veya emrinde 'arama nedenini oluşturan fiil', 'aranılacak kişi, yer veya eşya' ve 'geçerli olacağı zaman süresi'nin açıkça gösterilmesini zorunlu kılar. Metindeki Yargıtay 21. Ceza Dairesi kararında, arama kararında belirtilen işyerinde yapılan arama sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırılığı tartışılırken bu unsurlardan hangisi ihlal edilmiştir? Kararın gerekçesini CMK m. 119/4 ile ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213303

Metindeki Yargıtay 21. Ceza Dairesi kararında, arama kararının kendisinin içeriğiyle (CMK m. 119/2) ilgili bir ihlalden ziyade, hukuka uygun olarak verilen bu arama kararının 'icra ediliş biçiminin' hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. İhlal edilen unsur, CMK m. 119/4'tür. İlişki ve gerekçe şöyledir: 1) Arama Kararının Varlığı ve İçeriği: Kararda, arama öncesinde Sulh Ceza Mahkemesi'nden usulüne uygun bir arama kararı alındığı, bu kararda aramanın nedeninin (6136 sayılı Yasaya muhalefet), aranacak kişinin ve yerlerin (işyerleri ve ikamet) belirtildiği anlaşılmaktadır. Yani, CMK m. 119/2'deki şartlar görünüşte sağlanmıştır. 2) İcranın Hukuka Aykırılığı (CMK m. 119/4 İhlali): Yargıtay'ın odaklandığı nokta, bu kararın uygulanmasıdır. Sanığın işyerlerinde Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın yapılan aramalarda, CMK m. 119/4'ün amir hükmü olan 'o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur' kuralına uyulmamıştır. Kararda, 'sanık ...'in işyerlerinde kolluk güçleri tarafından Cumhuriyet savcısı bulunmaksızın yapılan aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmamış olması, CMK`nın 119. maddesine açık aykırılık oluşturduğundan, belirtilen aramanın “usule aykırı” olduğunun kabulü gerekir' denilmektedir. 3) Sonuç ve Delillerin Akıbeti: Yargıtay, icrası hukuka aykırı olan bir arama sonucunda elde edilen delillerin de 'hukuka aykırı delil' niteliğinde olacağını ve CMK m. 217 uyarınca hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla, baştaki arama kararı ne kadar hukuka uygun olursa olsun, icrasındaki bu ağır usul hatası (arama tanığı bulundurmama), tüm süreci sakatlamış ve elde edilen delilleri geçersiz kılmıştır. Bu nedenle mahkumiyet hükmü bozulmuştur.