Metindeki Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/6570 K. sayılı kararında, 5651 sayılı Kanun'da 6518 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, bir internet sitesindeki içeriğin mahkeme kararına rağmen kaldırılmamasından 'içerik sağlayıcısının' cezai sorumluluğunun neden kalktığı açıklanmaktadır? Bu durum TCK m. 7 (zaman bakımından uygulama) açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213286

Söz konusu kararda, içerik sağlayıcısının cezai sorumluluğunun kalkmasının nedeni, 6518 sayılı Kanun değişikliğinin, suçun 'maddi unsurunu' ve 'failini' temelden değiştirmiş olmasıdır. Bu durumun TCK m. 7 açısından anlamı, fiilin sonradan yürürlüğe giren kanunla suç olmaktan çıkarılmasıdır. Açıklaması şöyledir: 1) Değişiklik Öncesi Durum (Eski Kanun): Suç tarihinde yürürlükte olan 5651 sayılı Kanun m. 9, mahkeme kararının gereğini yerine getirme yükümlülüğünü doğrudan 'içerik veya yer sağlayıcısına' yüklüyordu. Bu kararı süresinde yerine getirmeyen 'sorumlu kişi' (içerik/yer sağlayıcısı) cezalandırılıyordu. Suçun faili açıkça içerik/yer sağlayıcısı idi. 2) Değişiklik Sonrası Durum (Yeni Kanun): 6518 sayılı Kanun ile değişen sistemde ise, mahkeme kararı önce 'Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne (ESB) gönderilmekte, Birlik de kararı ilgili 'erişim sağlayıcısına' (örn: Türk Telekom, Turkcell) iletmektedir. Kararın gereğini yerine getirme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe uymamanın cezai sorumluluğu artık 'erişim sağlayıcısına' aittir. İçerik sağlayıcısının bu süreçte bir cezai sorumluluğu kalmamıştır. 3) TCK m. 7 Açısından Anlamı: TCK m. 7/2, 'İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandıramaz... Böyle bir ceza... hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar' demektedir. Sanık olan içerik sağlayıcısı, fiili işlediği tarihte sorumlu olsa bile, yargılama devam ederken yürürlüğe giren yeni kanun, bu fiili 'içerik sağlayıcısı' açısından suç olmaktan çıkarmıştır. Artık aynı fiilin faili 'erişim sağlayıcısı'dır. Suçun fail unsuru değiştiği için, içerik sağlayıcısı sanığın eylemi suç vasfını yitirmiştir. Bu, tipik bir 'lehe kanun' uygulamasıdır ve sanık hakkında beraat kararı verilmesini gerektirir. Yargıtay da bu nedenle mahkumiyet hükmünü bozmuştur.