Metindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/444 K. sayılı kararında belirtilen 'belirlilik ilkesi' nedir? Bu ilkenin, ceza normlarının yasama organı tarafından düzenleniş biçimi üzerindeki etkilerini açıklayınız.
'Belirlilik ilkesi', TCK m. 2 ve Anayasa m. 38'de düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin temel bir alt unsurudur. YCGK kararında da ifade edildiği gibi, bu ilke, ceza normlarının sadece kanunla konulmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda bu kanunların içeriğinin de belirli ve açık olmasını gerektirir. Yasama organı üzerindeki etkileri şunlardır: 1) Açık ve Anlaşılır Tanımlar: Belirlilik ilkesi, yasama organının (TBMM), suç teşkil eden fiilleri hiçbir kuşkuya veya duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık, net ve anlaşılır bir dille tanımlamasını zorunlu kılar. Kanun metni, ortalama bir vatandaşın hangi eylemin yasaklandığını ve hangi yaptırıma tabi olduğunu anlayabilmesini sağlamalıdır. 2) Keyfiliğin Önlenmesi: Kanun metnindeki belirsizlik, uygulayıcılara (hakim, savcı, kolluk) geniş bir takdir ve yorum alanı bırakarak keyfi uygulamalara yol açabilir. Belirlilik ilkesi, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğindeki ceza hukukunda, bireyi devletin keyfi müdahalelerine karşı koruyan bir güvencedir. Yasama organı, normları bu keyfiliğe izin vermeyecek kesinlikte düzenlemelidir. 3) Sınırların Belirlenmesi: Kanun, suçun maddi ve manevi unsurlarını, nitelikli hallerini ve öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarını açıkça göstermelidir. Bu sayede birey, davranışlarını neye göre ayarlayacağını önceden bilebilir (hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik). YCGK kararında belirtildiği gibi, 'birey hangi somut eylem ve olguya, hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir'. Çerçeve normlar (içinin idari düzenlemelerle doldurulduğu normlar) bu ilkenin bir istisnası değil, zorunlu hallerde başvurulan ve yine ana çerçevenin kanunla net olarak çizildiği bir uygulama biçimidir.