TCK m. 2/2'de yer alan 'İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz' hükmü, TCK m. 181'deki 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' unsuruyla nasıl bir ilişki içindedir? İdare tarafından çıkarılan yönetmelikler, bu suçun oluşumunda nasıl bir rol oynar? Bu durum kanunilik ilkesine bir istisna mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213250

Bu iki hüküm arasında ilk bakışta bir çelişki varmış gibi görünse de, aslında birbirini tamamlayan bir ilişki söz konusudur. Bu durum, 'çerçeve (açık) ceza normu' olarak açıklanır ve kanunilik ilkesine bir istisna değil, onun özel bir uygulama biçimidir. İlişki şöyledir: 1) Suçun Ana Çerçevesi Kanunla Belirlenir: TCK m. 181, suçun temel unsurlarını (fail, fiil, konu, manevi unsur) ve cezasını kanunla belirleyerek kanunilik ilkesinin temel gereğini yerine getirir. Yani 'çevreyi kasten kirletmek' fiili ve cezası kanunla tanımlanmıştır. 2) Teknik Detaylar İdareye Bırakılır: Ancak, çevre kirliliği gibi sürekli değişen ve teknik detaylar içeren bir alanda, hangi atığın, hangi limitin üzerinde kirletici sayılacağı, hangi bertaraf yönteminin teknik olarak doğru olduğu gibi ayrıntıların kanunla tek tek düzenlenmesi pratik değildir. Bu nedenle kanun koyucu (TCK m. 181 ve Çevre Kanunu), suçun unsurlarından biri olan 'teknik usullerin' belirlenmesi için idareye (Bakanlık vb.) yönetmelik çıkarma yetkisi vermiştir. 3) Rolü ve Sınırı: İdarenin yönetmeliği, yeni bir suç veya ceza yaratmamaktadır. Sadece, kanunda önceden tanımlanmış olan suçun 'teknik usullere aykırılık' unsurunun içeriğini doldurmakta, yani kanunun çizdiği çerçevenin içini teknik detaylarla boyamaktadır. Yönetmelik, kanunun atıf yaptığı bir tamamlayıcı norm işlevi görür. Bu nedenle, TCK m. 2/2'deki yasak ihlal edilmiş olmaz. İdare, kanunun vermediği bir yetkiyi kullanarak tamamen yeni bir suç tipi yaratamaz, ancak kanunun kendisine verdiği sınırlı alanda teknik düzenleme yapabilir. Bu durum, 'kanunilik' ilkesine bir istisna değil, modern ceza hukukunda kaçınılmaz olan 'belirlilik' ilkesi ile pratik ihtiyaçlar arasında bir denge kurma yöntemidir.